Kentsel Dönüşümde halk ne diyor?

Son Güncelleme: 15 Kasım 2011 - 12:14 0 Yorum Yazar:

0 Shares

Acele edilsin Belediyeler değil merkezi otorite uygulasın. Ev değerinde haksızlık yapılmasın. Hükümetin çürük yapı stokunu yenilemek için kolları sıvadığı ve ev sahiplerinin karşısına ‘arsa satışı’, ‘takas karşılığı’, ‘kat karşılığı’ gibi alternatifler konulduğu bugünlerde İstanbullu’nun iki talebi var: Bedel adil tespit edilsin ve çabuk olunsun.

Van depremi, İstanbul depremiyle ilgili korkuları da, tedbirleri de yeniden gündeme getirdi. Hükümet çürük yapı stokunu yenilemek için bir projeyle ortaya çıktı. Biz de kentindepremaçısındanenriskli semtlerinin sakinlerine bu projeye nasıl baktıklarını sorduk. Felaket Van’da yaşandı amason günlerde İstanbul ile deprem sözcükleri neredeyse eşanlamlı kullanılıyor. Televizyonda biri İstanbul deyiverecek olsa biliyoruz ki konu büyük olasılıkla deprem ve kentsel dönüşüme gelecek.

EVİNİ GÜÇLENDİREN YOK

Hükümetin çürük yapı stokunu yenilemek içinkolları sıvadığı ve ev sahiplerinin karşısına ‘arsa satışı’, ‘takas karşılığı’, ‘kat karşılığı’ gibi alternatifler konulduğu bu günlerde Zeytinburnu’nun, Balat’ın,Güngören’in ‘çürük ev’mahkûmlarına bu proje hakkında ne düşündüklerini sorduk. Sadece düşüncelerini değil, depremle bu kadar ‘iç içe’ yaşamanın nasıl bir şey olduğunu,Van’la birlikte korkularının depreşip depreşmediğini de… Balat, Marmara’nın derinliklerinde homurtularla bekleyen depremin ağzını sulandıran semtlerden biri.Mevcut binaların çoğu eski ve daha şimdiden harap. Konuştuğumuz semt sakinleri arasında, 1999’dan bu yana evini güçlendiren hemen hemen hiç olmamış. Amahükümetin açıkladığı yeni projeyle ilgili haberleri hepsi merakla izliyor.

BEDEL TESPİTİ ADİL OLACAK MI?

7 yıldır Balat’ta tatlıcılık yapan Ramazan Görür 2 kat sahibi. İmalathanesinde 30 kişi çalışıyor. Binanın çürük olduğunu biliyor. “Depremolacaksa gece olsun, diye dua ediyorum. 30 insanın vebaline girmemek için” diyor çaresizlik içinde. “20 sene vadeli, düşük faizli krediyle sağlam bir bina sahibi olmaya aklı olanın itiraz etmemesi gerekir” diyor. Kendisi buçözümedündenrazı. “Yeter ki,devlet makul fiyatlarla önümüze gelsin, 3 liralık binayı bana 5 liraya satmaya kalkmasın, parayı kendine rant olarak döndürmesin” diyor ve sözünü şöyle bağlıyor: “Biraz çabuk ve cesur olsunlar. Bir an önce. Geç kalırlarsa vebali onların üstüne olur.”

‘BELEDİYEYE GÜVENMİYORUM’

Balatlı market sahibi Cafer Kurt kentsel dönüşüm kavramına ilk etapta tepkili yaklaşıyor, belediyeye güvenmediğini dile getiriyor.Asıl endişesi ise, evine adil bir bedel biçilip biçilmeyeceği. Başka bir ilçede yapılan istimlâkte, bir arkadaşının evine bedelinin altında fiyat biçildiğini söylüyor. “Yandaki bina 300 bine satılırken, benim arkadaşımın binasına 122 bin fiyat biçilmiş. İşte korkum bu.Fiyat tespitleri adil olacak mı” diye soruyor endişeyle.Konuştukça Cafer Kurt’un bu endişesinin semtte çok yaygın olduğunu görüyoruz. Örneğin konuşmamıza katılan bir başka semt sakini “Eğer emlak değerleri vergi üzerinden hesaplanırsa hepimizin vay haline, Türkiye’de kimse evinin gerçek değeri üzerinden emlak vergisi ödemez ki” diye ekliyor.

Öyle, bedavaymış gibi yaşıyoruz

Mine İbişler doğduğundan beri Balat’ta oturuyor. Kocası kalp hastası, torunu zihinsel engelli bir anneanne. Şimdiye kadar hiçbir tedbir almadan yaşamışlar evlerinde. Ne duvarın kuytusunda bir şişe su, ne başuçlarında bir düdük… “İşte öylece canımız bedavaymış gibi yaşıyoruz” derken kendi tevekkülüne kendi de şaşar gibi… Ama son günlerde bir umut doğmuş içine. Acaba bana da sağlam bir ev düşer mi umudu. Yalnız kesin bir şartı var: “Ancak evimin yerine yenisi yapılırsa otururum, başka semtte hayatta oturamam” diyor. Güngören’deki söyleşimiz sırasında söze karışan bir genç kadın da “Güngören’den başka yerde olmaz. Burası çok merkezi, işimize gücümüze kolay ulaşıyoruz buradan” diye görüş belirtiyor.

Kırmızı çarpılı binalarda hayat

Zeytinburnu’nda mağaza sahibi olan Sadık Bey, 99 depremini de bu semtte yaşamış. O depremden sonra semtin çok hasarlı binalarına kırmızı işaret vurulmuş. Ama bu işaretlerin üstü daha sonra sahipleri tarafından kapatılmış. “Kendi sokağımızda da var, biliyoruz, bildikleri halde insanlar oturuyorlar” diyor. Doğrusu, insan kendini onların yerine koyunca hak veriyor. Eğer Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın açıkladığı 14 bin ‘mezar ev’den birinde oturmaya devam etmek zorundaysanız, her akşam evinize döndüğünüzde o kırmızı çarpıyı görüp ürpermeyi mi tercih ederdiniz, yoksa üstünü boyayıp unutmaya çalışmayı mı? Göz göre göre canlarını tehlikeye atanlara neden evlerinin hasarlı olduklarını bildikleri halde başka bir yere taşınmadıklarını sorduğumuzda aldığımız yanıt hem basit hem acı: “Elimizdeki parayla nereye gidebiliriz ki?” Bu küskün cevap dışında, ya ihmalden ya vurdumduymazlıktan işi tevekküle vurmak veya ‘kazık yeme psikolojisi’ ile eyleme geçmeye karşı durmak gibi yaklaşımlarla da karşılaşmak mümkün ne yazık ki.

Binaları yıkıp yapsınlar

Görüldüğü kadarıyla hükümetin sunduğu üç seçenekten en fazla tercih edileni oturmakta oldukları binaların yıkılıp yerlerine yenilerinin yapılması. Ancak birinci tercih bu olsa da, birçoğu farklı seçeneklere de hayır demiyor. Örneğin Şehremini’de oturan, Zeytinburnu’nda İstanbul Halk Ekmek bayisi işleten İdris Bey her formüle açık: “Bizim semtte 13 tane hasarlı bina var, bizim oradaki binaların çoğu çürük, ben de evime güvenmiyorum. Başbakan bana dese ki ben TOKİ’de bir yer yapıyorum gel kardeşim otur buraya. Senin dairenin değeri bu kadar, 10 bin, 20 bin fazla vereceksin, ben vermeye hazırım! Canımızı sokakta bulmadık, çoluğumuz çocuğumuz var” diyor açık yüreklilikle.

Deprem odaklı dönüşüm projeleri

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentsel dönüşüm projelerini deprem, stratejik, tarihi mirasın korunmasına yönelik ve diğer olmak üzere 4 başlık altında topluyor. Deprem odaklı kentsel dönüşüm projeleri Fikirtepe, Okmeydanı, Bayrampaşa, Küçükçekmece-Ayazma, Zeytinburnu Sümer Mahallesi, Kayabaşı ve Tepecik çalışmalarını içeriyor. 14 Ocak’ta Belediye Meclisi’nden geçen Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi’nin kapsadığı 131 hektarlık alanda 6 bin 341 bina bulunuyor. Dönüşüm sürecinde kişiler inşaat firmalarıyla ya da müteahhitlerle, İBB’nin belirlediği imar hakkı çerçevesinde anlaşıyorlar. Ancak kentsel dönüşüm projeleri, halkta aynı ‘duyguları’ uyandırıyor olmalı ki, bu projeler bir türlü hızlanamıyor. İBB’ye göre bu çalışmalarda, ‘rant beklentisi’, ‘insanların yaşam alanı çevresinden ayrılmama kararlığı’, ‘deprem bilincinin yetersizliği’ gibi vatandaşlardan kaynaklanan sorunlarla karşılaşılıyor.

Tamamlanan riskli bina taramaları

TOPLAM BİNA SAYISI                   RİSKLİ BİNA SAYISI

Zeytinburnu…..16 bin 30……………2 bin 300

Fatih…………..27 bin 884………….2 bin 750

K.Çekmece……53 bin 138………9 bin

Bahçelievler…..20 bin 424……..15 bin

Güngören……..9 bin 538………..7 bin 300

Bayrampaşa….19 bin 973…. 6 bin 150

TOPLAM:    146 bin 987    42 bin 500

Deniz ÖZKAN GÖKTÜRK-BUGÜN GAZETESİ

Kentsel Dönüşümde halk ne diyor? ile Benzer Yazılar:

15 Kasım 2011 Saat : 12:14

Kentsel Dönüşümde halk ne diyor? Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Toki Silivri Konut Satışı ------   İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ------ ------  SPONSOR BAĞLANTI ------

FACEBOOK SAYFASI

itk

–SPONSOR BAĞLANTI–